Evlilik üstüne kısaca
Evlilik
o anda bulunulan, bir çifti çevreleyen toplumsal, ahlaki, ekonomik ve kişisel
koşulların çözümü için medet umulan, toplumsal ahlaki onay mekanizmalarının
harekete geçmesi ile çiftlere nefes alma şansı veren, buna bağlı olarak
toplumsal ekonomik koşulların görece iyileştirilmesini sağlayan, sağlamasa da
görece bu olanağı sunan, olası yalnızlık ve gelecekteki yaşlılık durumuna karşı
güvenceler içeren bir kurumdur. Evliliğin çiftler arasında sevgi ile başlamış
olması bu durumu hiç değiştirmez.
Evlilik bu somut hali ile toplumsal ahlak ve hukuk
ile çok sıkı bağlar içerir. Evliliğin soyut bir tanımının yapılabilir olması
evli çiftlerin ondan farklı beklentiler içinde olabileceği gerçeğini
değiştirmez. Çok ideal gibi görünen ve uyumlu biçimde yürüyen evliliklerde bile
evlilik kurumunun rolü ve çiftlerin birbirlerinden beklentileri özde farklı
değildir. Peki teorik ve etik planda evlilik kurumunun bu kadar yerden yere
vurulmasına rağmen hala bu kadar güçlü olması ve talep görmesini neyle
açıklayabiliriz? Ki onun yanıtıda evliliğin toplumsal yaşam örgüsü içinde bir
çok talebe pratik çözümler ürettiği, geçici de olsa bazı cevaplara sahip olduğu
gerçeğidir. Bunu hem toplumsal ahlaki onay mekanizmalarının aykırı bireye karşı
tehditkar konuşlanışının iktidarı ile hem de gündelik yaşamda toplumsal ahlaki
ekonomik desteği arkasına alma hali, cinsel ve bireysel yalnızlığa kesin bir
çözüm sunması, tüm desteklerin toplumsal yaşamın her alanında pozitif sonuçlar
doğmasına yol açması hali ile de açıklayabiliriz.
Ancak tüm bunlar durumsal bir değerlendirme üzerinden yapıldığından yaşamın
değişken ve akıcı ritmi içinde kalıcı olamazlar. Evlenen genç çiftler yaşamın
önlerine çıkardıkları sorunlar, zorluklar karşısında değişmeye başlarlar ki
birbirilerinden beklentileri de değişmeye başlar. Statik ve kalkerleşmiş bir
yapı içeren evlilik kurumunun çiftlere beş yıl önce sunduğu çözümler beş yıl
sonra çoktan çözüm olmaktan çıkmıştır artık. Çünkü o çifti oluşturan bireyler
beş yıl önceki bireyler değildirler artık. Evliliğin sunduğu çözümleri şevkle
kabul eden bireyler, yaşama bakışları ve yaşamdan beklentileri fazlasıyla
değiştiği için ne birbirleri için ne de evliliğin beş yıl önce sunduğu çözümler
için uygun insanlardır artık. Tabii
burada beş yıl bir örnek bu altı ayda da böyle olabilir on yılda da. Demek
istediğim evlilik statik bir kurum olarak her zaman yaşamın gerisinde kalmaya
mahkumdur, tıpkı yasalar gibi...
Evlilik bir sözleşmeye
dayanan bir kurum olma durumu ile onu oluşturan tarafların insan olma
hallerinden, birbirlerini sevme, birbirleriyle beraber yaşamayı, birbirleriyle
cinsel ilişkide bulunma isteğine sahip olup olmadıklarıdan ziyade hak ve
yükümlülükler açısından onları ele alarak nesneleştirir. Birlikte olmak
istemediğiniz kocanızla salt kadınlık görevini yerine getirmek için yatakta
beraber olursunuz. Yada başka kadınlar sizi çektiği halde ihanet etmemiş olmak
için arzularınızı bastırırsınız, olmadı bastırmadınız diyelim bu kez kaçamak
sevgilinizle yaşadıklarınızı herkesten gizleyerek aile düzeninizin bozulmasını
engellemeye medeni hukukta "zina" fiilini içeren suçun faili
suçlamasının da muhatabı olmaktan kaçınırsınız.
Bunların hiç biri olmadı desek sosyal statünüzü ve yada kariyer sahibi
değilseniz geleceğinizi tehlikeye atmak istemezsiniz.
Tüm bunlarda haklı sebepler olsa bile neresinden bakarsak bakalım evlilik
ikiyüzlü bir kurumdur.
0 yorum yazılmıştır